shape-top shape-bottom subpage-overlay

Çok Etkileyici ve profesyonel bir evlilik teklifi nasıl yapılır

341 okunma

Sizde evleneceğiniz ve sevebileceğiniz sevdiğinize özel ve profesyonel bir evlilik teklifi etmek istiyorsanız tıklayın. Erkekler için kalp çarpıntılarının ve heyecan dozunun inanılmaz derecede yüksek olduğu, kadınlar içinse yaşamları boyunca asla unutmak istemeyecekleri, hemcinslerine allandıra ballandıra anlatmak isteyecekleri en özel anlardan biridir “Evlilik Teklifi”! Peki hem erkekler için “Evet” cevabını alabilecekleri, hem de kadınlar için unutulmaz bir an olarak hatırlanabilecek etkileyici bir evlilik teklifi nasıl yapılabilir? Normalde hediye fikirleri veren bir site olmamıza rağmen bu yazımızda sürpriz ve etkileyici evlilik teklifi nasıl ve nerede yapılabilir, evlilik teklifi yapılırken hangi sözler daha etkileyici olur üzerine kafa patlatacağız!

Erkekler, daha önce hiç denenmemiş ilk yapanın kendisinin olduğu orijinal evlilik teklifi yapmanın yollarını arar. Ancak evlilik teklifi ile ilgili aklına hangi orijinal düşünce gelse, parlak fikirlinin birisi bunu daha önce kız arkadaşında yaptığı için, “Tüh yaa bunu da mı yapmışlar!” şeklinde bir psikoloji içerisine girerler. Yani bir yerlerden araklama, kopyalama, aynı metotları kullanma yoluyla bir evlilik teklifi yapmayı pek düşünmek istemezler. Eğer bu yazıyı okurken siz de aynı psikolojiyle, “En orijinal evlilik teklifi benimki olsun…” düşüncesine sahipseniz ve sitemiz içerisinde daha önce hiç kimsenin aklına gelmemiş parlak fikirler arıyorsanız, üzülerek söylemek gerekirse bu yazımızda sadece hepsi denenmiş ve olumlu sonuçlar alınmış sürpriz evlilik teklifi fikirleri bulacaksınız! Normalde önemli olan da zaten bu değil mi? Yani “Evet” cevabını alabileceğiniz bir sonuç almak! Ancak gerçek olan şu ki, az önce konumuza giriş yaparken belirttiğimiz gibi, evlenme teklifi, birbirini seven her çiftin hayatında gerçekleşen en özel olaylardan bir tanesi olduğu için, bunun olabildiğince özel bir şekilde ve mümkün olabilecek en özel bir yerde yapılması gerekiyor. Hayalinizde, gelecekteki müstakbel eşinize nasıl bir evlilik teklifi yapmak istediğinizi bilemiyoruz ama, aşağıda sizin için hazırladığımız sürpriz evlilik teklifleri ilgili fikirlerimizden yararlanabileceğinizi düşünüyoruz.
Evlenmek İçin Doğru Kişiyi Bulduğunuza Emin misiniz?

Hayatınızın bundan sonraki bölümünü geçirmek istediğiniz o özel kadını buldunuz. Çünkü bu kız, hem kişiliği, hem fiziksel özelliği ile kafanızdaki kriterlerinize en uygun özelliklerde biri. Dahası Onu çok seviyorsunuz ve aşkınızın kadını ile hayatınızı birleştirmek istiyorsunuz! Şimdi ise O’na, sonsuza kadar sizinle aynı çatı altında yaşamayı isteyip, istemediğini etkileyici bir biçimde sormak istiyorsunuz! Ancak, O’na bu soruyu yöneltirken “hayır” cevabını almayı aklınızın ucundan bile geçirmek istemiyorsunuz. Yani O’na olabilecek en etkileyici şekilde evlenme teklifi yapmayı düşünüyorsunuz. Şimdi olaya farklı bir pencereden yaklaşalım ve sanki evlilik teklifi yaptınız ve sevgiliniz de bu teklife olumlu bir yanıt vermiş gibi düşünelim. Teklifimi acaba kabul eder mi etmez mi kaygısını bir kenara attıktan sonra birlikte şunları düşünelim;

Peki ama, acaba evlenmeyi düşündüğünüz bu özel kişi, gerçekten yaşamınızın bundan sonraki çok büyük bölümünü birlikte geçirmeyi göze alabileceğiniz en doğru kişi mi? Lütfen bu soruyu kendinize öncelikle sorun! Hatta sormakla kalmayın, “Neden O’nunla evlenmek istediğinizin listesini yapın..” O’nu ne kadar iyi tanıdığınızı, karakter özelliklerini yeniden gözden geçirin. Ortak arkadaş çevrenizden O’nula ilgili çaktırmadan raporlar almaya, daha çok bilgi toplama çalışın! Çünkü sadece O’nu çok seviyor olmak, mutlu bir evlilik için yetmeyebilir. Belki şu an hayatınızda bir boşluk içerisindesiniz, belki, de ailenizdeki ya da çevrenizdeki insanların yoğun bir şekilde  “Evlilik ne zaman?” sorularından bıktığınız için böyle bir karar almak üzeresiniz? Sizi bu karara götüren ve sizin dışınızda cereyan eden bir çok faktör söz konusu olabilir. Öncelikle evlenme kararınızı yeniden gözden geçirin!

Evlilik kararı almak

Evlilik Teklifi Yapmak İçin Zamanlamanız Doğru Mu?

Büyük ve son derece ateşli bir aşk yaşıyor olabilir ve gözünüz O’ndan başka bir şey görmüyor da olabilir. Aşık olan, deliler gibi seven bir insan için hayat sadece kalbinde cereyan eder. Aşık bir insan için Dünya’nın merkezinde sadece sevgilisi vardır. Söz konusu sevgilisi olunca mantık devre dışı kalır. Eğer siz de deliler gibi aşıksanız ve henüz ilişkinizin başlarındaysanız, bu yüzden şu an sağlıklı kararlar vermiyor olabilirsiniz. Bu yüzden evlilik kararınızı yeniden gözden geçirmenizde yarar var! Hatta bu düşüncemizi desteklemek için size bilimsel bir çalışmanın sonucunu da vermek istiyoruz; Aşkın ilk dönemleri, vücudun yoğun bir şekilde üreme/cinsellikle ile ilgili hormonların etkisi altında olduğu bir dönemlerdir. Bu yüzden ilişkinin ilk 6 aylık dönemi, bu hormonların insan beynine hakim olduğu bir dönemdir. İlişkilerine yeni başlayan sevgililer için ilk 6 aylık döneme kadar geçen süre sağlıklı karar vermelerine engel teşkil eder. Eğer siz de ilişkinize yeni başladıysanız ve hemen evlenmeye karar verdiyseniz, evliliğinizin ya da nişanlılık döneminizin hüsranla sonuçlanmaması  için, ilk 6-8 ay boyunca evliliği pek de kafanıza takmayın! Elbette ki bu konuda takdir sizin.

Evleneceğiniz kişiden artık eminseniz ve O’na evlenme teklifi yapmaya hazırlanıyorsanız teklifinizin zamanlaması bu noktada çok önemlidir. Önünüze bir takvim alın ve her ayrıntıyı inceden inceye hesaplayarak, yapacağınız sürprizleri planlayarak sevgilinize ne zaman evlenme teklifi yapacağınıza karar verin.

Evlenme Teklifi En İyi Ne zaman Yapılabilir?
•En önemli madde; Sevgiliniz şayet karışık ve sıkıntılı bir dönem geçiriyorsa, böyle zamanlarda O’na evlilik teklifi yapmak pek de uygun olmayacaktır. Çünkü, sevgiliniz daha çok önündeki probleme odaklanmıştır ve en muhteşem evlik teklifinde dahi bulunsanız, “Güme” gitme olasılığı yüksektir. Örneğin önünde kendisi için çok önemli bir sınav varsa, ailesinden biri ciddi şekilde sağlık sorunları yaşıyorsa, işten ayrıldığı bir dönemdeyse böyle zamanlarda evlilik teklifinizi ertelemekte yarar var.
•Evlilik teklifinizi ne çok erken bir saatte; ne de çok geç bir saatte yapın. Zamanlamasını öyle iyi bir şekilde ayarlayın ki her anı unutulmaz ve değerli olsun. Teklifinizi geç bir saatte yapmanız halinde, bu önemli anın kısa sürmesine neden olursunuz. Erken bir saatte yapmanız halindeyse, bu sefer de henüz ortama tam olarak uyum sağlayamayan kız arkadaşınızın elini ayağını birbirine dolaştırırsınız!
•Sevgilinizden “Evet” cevabı alabileceğinizden eminseniz, daha öncesinde düğün tarihinizi planlayarak, buna göre bir teklifte bulunabilirsiniz. Örneğin düğününüzün son bahar ayında olmasını istiyorsanız, O’na yeni yıla girerken evlilik teklifinde bulunabilirsiniz. Bu şekilde hem düğün hazarlıkları için kendinize geniş bir zaman ayarlamış olursunuz, hem de sizin için en güzel mevsimlerden birinde düğününüzü yapmış olursunuz.

• Evet, O’na hayal gibi bir evlilik teklifi yapmaya hazırlanıyorsunuz ancak, unutmayın ki bu teklif her şeyi ile mükemmel bir şekilde kurgulanmış bir filmde olmayacak! Bu evlilik teklifi gerçek hayatın ta kendisi! Yani her şeyi ile mükemmel, kusursuz bir evlilik teklifi yapmaya kendinizi çok da şartlamayın deriz. Olabilecek ya da yaşanabilecek ufak tefek aksilikleri göğüslemeye de hazırlıklı olmalı ve moralinizi asla bozmamalısınız! Aksi halde kusursuz bir planlamaya kalkışırsanız, ciddi şekilde strese girebilir ve düşündüğünüzün aksine daha başarısız bir evlilik teklifi içerisinde kendinizi bulabilirsiniz!

•Sevgililer Gününde O’na evlenme teklif etmeye ne dersiniz? Aşk duygularının oluk oluk boşaldığı bir günde O’na böyle bir teklifte bulunursanız, olumlu bir yanıt almanız kuvvetle muhtemel. Aynı şekilde yeni yıla girerken de sevgilinize hoş bir sürpriz yapıp, saatler 00:00’ı gösterdiğinde önüne diz çöküp evlenme teklifinde bulunabilirsiniz.
•Sevgilinizin doğum gününde de O’na evlenme teklifinde bulunmak da yine teklifte bulunmak için güzel anlardan biri. Ona satın aldığınız doğum günü hediyesi içerisine yüzüklerinizi ve “Benimle evlenir misin?” notunu koyabilirsiniz. Böylelikle kız arkadaşınıza doğum gününde çifte mutluluk yaşatmış olursunuz.

Evlenme Teklifi En İyi Nerede Yapılabilir?

Normal şartlarda seven bir kadının “Benimle evlenir misin?” teklifine “Eveeet” demesi için, muhteşem bir mekanda rezervasyon yapmaya, ya da ahım şahım parlak fikirlere gerek yok. Ancak, bu özel anı ölümsüz kılmak, etkileyiciliğini arttırmak ve gelecekte de bu önemli olayı çoluk-çocuğunuza, arkadaşlarınıza anlatmak için, teklifin kendisi kadar nerede yapıldığı da önemlidir. Dahası, sizi ne kadar seviyorsa sevsin, aşkınızdan ölüyor olsa da, O’na güzel bir evlilik teklifi yapmanız, aynı zamanda sevgilinize verdiğiniz değeri de gösterir. Sevdiğiniz kadına evlenme teklifi yapmak istiyorsanız, öncelikle kendi yaratıcılığınızı göz önünde tutmanızda yarar var! Orijinal ve değişik bir evlilik teklifi her zaman kadınları daha fazla etkilemiştir. Sevgilinizin romantizmden ne anladığını, hangi ortamlarda kendisini daha mutlu ve relax hissettiğini biliyorsanız, evlilik teklifinizi de orada yapmanızda yarar var.

Evlilik teklifinizi illa ki pahalı, lüks ya da denize karşı bir yerde yapmak değilsiniz. Daha samimi olabilmesi açısından sizin için anlamı olan, anılarınızı paylaştığınız, her zaman uğrak yerlerinizden biri olan ve içerisinde keyifli vakit geçirdiğiniz sıradan bir yerde de O’na “Benimle Evlenir misin?” diyebilirsiniz. Hatta sevgiliniz, arkadaşlarıyla birlikte olmaktan mutluluk duyuyorsa, evlenme teklifinizi Onların içerisinde de yapabilirsiniz. Yani bunun için bir kural ya da kısıtlama yok! Kendinizi nerede daha mutlu ve keyifli hissediyorsanız, yalnız olmanızın ya da arkadaş grubu içerisinde olmanızın bu noktada bir önemi yok. Ama yine de bayanların çok etkilendiği, kendilerini mutlu ve rahat hissettiği yerler nerelerdir diye soruyorsanız, işte size bir kaç öneri;

Etkili Bir Evlenme Teklifi Yapılabilecek Yerler;

•Sahilde ay ışığı altında yapılan teklifler her zaman etkileyici olmuştur.
•Plajda gün batımı saatleri de yine kızların en romantik olduğu anlardan biri.
•Uzak kent manzarası.
•Başbaşa çıktığınız piknik ya da tatiller
•Etkileyici köprü manzaraları
•Romantik Akşam yemeği yiyebileceğiniz ev veya Cafe ve Restoranlar
•Doğa Manzaraları
•Dağ ya da Gökdelenlerin tepesi
•Gemiler-Tekne ve Vapur
•Su altı veya gökyüzü

Klasik evlenme teklifi

En Klasik Haliyle Evlenme Teklifi

En klasik haliyle evlilik teklifinin nasıl olduğunu merak ediyorsanız hemen söyleyelim çünkü son derece basit; Sevdiğiniz kısın kapısına gideceksiniz, elinizde yüzüğünüz önünde diz çöküp, “Benimle evlenir misin?” diyeceksiniz hepsi bu:) Daha sonrası için güzel bir sürpriz planlayabilirsiniz mesela! Sevgiliniz size “Evet” dediği an, kemanlar çalsın, havai fişekler patlasın:) Her kadın da öyle şatafatlı bir evlilik teklifi sevmeyebilir. Kimi kadınlar, sade ve ve gösterişten uzak bir evlilik teklifini en şaşalı evlilik tekliflerinden çok daha güzel ve anlamlı bulur. Kimi kızlar utangaç bir yapıya sahiptir ve öyle ulu orta kendisine evlilik teklifi yapılmasından hoşlanmazlar. Bu tip bayanlar için, baş başa ve gösterişten uzak evlilik teklifi en ideal olanıdır. Eğer hayatınızda böyle bir hanım varsa, tek yapmanız gereken; romantik ve sakin bir yer bulmaktır. Diğer türlü sevgilinizi bırakın etkilemeyi, gürültülü patırtılı büyük bir evlilik teklifi hazırlıklarına kalkışmanız sevgilinizi daha çok rahatsız edecektir. Elbette ki bu konuda sevgilinizi en iyi bilen sizsiniz.

Etkileyici Bir Evlenme Teklifi Nasıl Yapılmalıdır;
•Doğal, içten ve samimi bir şekilde yapılmış evlilik teklifi gibisi yok! Teklifiniz illa ki şaşalı bir şekilde, pahalı hediyeler veya süslü sözlerle göstermeye gerek var mı? Sevdiğiniz kadına Onu ne kadar çok sevdiğiniz, hayatınızı sadece O’nunla birleştirmek istediğinizi kendi üslubunuzla ve romantik bir dille söyleyin yeter. Samimiyetten uzak, yapay ve eğreti duran kelimeler seçmekten kaşının! Kendiniz gibi olmanız, hem teklifinizi size özel kılacak, hem de inandırıcılık konusunda kız arkadaşınızı daha çok etkileyecek!
•Erkeklere sesleniyoruz, evlilik teklifinin yapılacağı an özellikle şuna dikkat etmelisiniz; Öncelikle cebinizden yüzüğü çıkartın (Yapacağınız sürprize bağlı olarak) elinize alın ve tüm ciddiyetinizi koruyarak finalde O’na net bir şekilde evlenme teklifinde bulunun. Yüzük ortaya çıkmadan evlilik teklifinin kadınların gözünde ciddiye alınır hiçbir tarafı yoktur. Çünkü O’nu etkilemek için sarf edeceğiniz en süslü cümleler bile, bir tek taş yüzük kadar sevgilinizi etkileyemez! Dahası kız arkadaşınız yüzük olmadan sizin ciddiyetinizden bile şüphe duymaya başlar.
•Sadelikten ve doğallıktan özellikle bahsediyoruz ama, yine de evlenme teklifi yapılacağı zaman göz önünde tutulması gereken bazı klasikleşmiş kaideler var. Örneğin teklifiniz sırasında sevgilinize güllerden hazırlanmış bir demet çiçek vermek gibi. En sık rastlanılan, kadınların büyük bir çoğunluğu tarafından en çok bilinen yöntemlerden bir diğeri de; Baş başa yemeğinizi yerken, masanızın etrafında kemanlar ya da güzel bir dans müziği çalması ve böylece etkileyici bir romantik evlilik teklifi yapılmasıdır.
•Kadınların büyük bir bölümü sürpriz evlilik tekliflerinden çok hoşlanırlar. Dolayısıyla evlenme teklifinizi O’na hiç beklenmediği bir anda yapabilirsiniz. Konumuza giriş yaparken belirttiğimiz gibi, bunun zamanlaması çok önemli. İlişkinizin erken bir döneminde O’na evlenme teklifinde bulunursanız, değim yerindeyse bir çuval inciri berbat etmiş olursunuz! O’na teklifte bulunmanız için; ilişkinizde bir hayli yol almanız lazım! En azından O’nun güvenini ve sevgisini tam anlamıyla kazanmanız gerekiyor.

• Evlenme teklifi şüpheye yer bırakmayacak şekilde, net ve açık olmalıdır. Gerçekten de bir kadına açıkça “Benimle Evlenir misin?” demek yerine, bu anlama gelebilecek laflarla adeta bulmaca gibi sormaya yeltenmek O’na yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir. Çünkü bir kere, hayatınızı birleştirmeyi düşündüğünüz kadına bir yerde saygısızlık yapıyor ve O’nu zor duruma düşürüyorsunuzdur. “Benimle evlensen kendini nasıl hissederdin?”,”Sana evlenme teklif etseydim ne yapardın?” şeklinde sorular sormak son derece saçma!

• Eminiz ki, kız arkadaşınıza “Benimle Evlenir misin?” teklifini nasıl ve ne şekilde yapacağınızın provasını yüzlerce kez kafanızda kurgulamışsınızıdır. Ancak önemli bir hataya düşüp, bu teklife sevgilinizin ne şekilde cevap vereceğini de aynı şekilde kafanızda O’nun yerine geçerek hayal etmişsinizdir. Bu son derece hatalı bir durum! Neden derseniz? Çünkü hayalinizde kız arkadaşınızın bu teklife vereceği yanıtı ve göstereceği davranışı daha baştan belli bir kalıp içerisine sokmuş olursunuz! Dolayısıyla hayal ettiğiniz durumla, gerçekteki durum farklı olunca kendinizi kötü hissedebilirsiniz.

• Kız Arkadaşınız teklifinize çok şaşırabilir. Belki de sizden aylardır bu teklifi bekliyordur ancak, bunun o akşam olabileceğini hiç kestirememiştir. Dolayısıyla sevgiliniz teklifiniz sonrasında kısa bir suskunluk yaşayabilir. Bu durum aslında, sevgilinizin evlenme teklifinize olumsuz yanıt vereceği şeklinde yorumlanmamalı bilakis, kız arkadaşınızın teklifinize hazırlıksız yakalandığı için söz konusu olabilir. Haliyle sakın ola, kendinizi bu yüzden kötü hissetmeyin ya da suskunlukla geçen zaman dilimi içerisinde kız arkadaşınızın üzerine çok gidip de “Yoksa sen istemiyor musun?” şeklinde olayı yanlış yöne sürüklemeyin. Teklifinize eğer hemen yanıt gelmiyorsa, serin kanlı olmaya devam etmeniz en makul olanı.

Evlilik teklifi yüzükleri

Evlilik Teklifinde Yüzük Seçimi

Aslında en önemlisi de O’nunla evlenip evlenmeyeceğinize karar vermekti. Bu aşamayı geçtikten sonra sevgilinize ne şekilde, nerede ve hangi sözlerle evlilik teklifinde bulunacağınızın planlamasını yapmaya başladınız! Elbette ki böylesine özel bir an yüzük olmadan hiçbir işe yaramaz! Peki sevgilinize evlilik teklifinde bulunurken, sevgilinize hangi tektaş yüzüğü almalısınız? Öncelikle neden evlenme teklifi yapılırken tektaş yüzük alındığını hemen izah edelim! Evlilik teklifi anında, evleneceğiniz bayana Pırlanta Tektaş hediye edilmesinin nedeni O’na, “Sadece ve bir TEK seninle sonsuza kadar birlikteyim” mesajını vermektir. Kısacası evlilik teklifi yaparken tektaş yüzük dışında başka bir mücevherler düşünülmemesinin nedeni budur. “Evlilik teklifi için hangi tektaş yüzük alınmalıdır?” sorusuna gelince,  Eğer gelecekteki müstakbel eşinizin mücevher konusundaki zevklerini, tercihlerini ve beğenilerini biliyorsanız zaten bir sorun yok! Eğer bilmiyorsanız, tek kriter olarak şuna özellikle dikkat etmenizi istiyoruz; Evlilik teklifi yüzüğü ömrünün sonuna kadar eşinizin kullanacağı ve değim yerindeyse gözü gibi sakınacağı en özel yüzük. Yani seçeceğiniz yüzük öyle bir şey olmalı ki, üzerinden değil yıllar asırlar bile geçse modası geçmeyen bir şey olsun! Eğer siz de bu görüşümüze katılıyorsanız, klasik hale gelen tektaş yüzük modellerini araştırabilirsiniz. Klasik tek taş yüzüklerden kastımız ise şudur; Tıpkı dün olduğu gibi, bugün de kullanılan düz yapıda, 4 tırnaklı, beyaz altından üretilmiş ve üzerinde motif bulunmayan modellere denir.

Peki evlilik teklifi yapacağınız tek taş yüzüğün ölçüsü ne olmalı? Ya da yüzük üzerindeki taş büyüklüğü ne kadar olmalıdır? İşte bu sorunun cevabını vermek için, banka hesaplarınıza ve biraz da cüzdanınıza bakmak gerekecek:) Eğer sevgilinizin aklını başından alacak, yıllarca gururla taşıyabileceği güzel bir tektaş yüzük istiyorsanız, üzerindeki taşın biraz daha ağır ve büyük olmasına özen gösterin. Ayrıca, hanımların kendi aralarındaki “En güzel evlilik teklifi bizimkisi” şeklindeki yarışlarını da göz önünde bulundurursak, güzel bir yüzük almanız için bir neden daha olduğunu söyleyebiliriz.

Sürpriz evlilik teklifi

Bir Kıza Sürpriz ve Romantik Evlilik Teklifinde Bulunmak

Evlilik teklifi, çift olma yolunda en önemli adımı atmaya hazırlanan sevgililer için, en önemli anlardan biridir. Bu önemli anı daha unutulmaz kılmak ve daha değerli bir hale getirmek için sürpriz yapmak her zaman en etkili yoldur. Bazı erkekler, kız arkadaşına bu önemli teklifi, kalabalık yerlerde yapmayı uygun görürken, bazıları ise daha sade ve gösterişten uzak baş başa olabilecekleri yerleri tercih eder. Ancak, ister en sade evlilik teklifine hazırlanın, isterseniz de en ilginç olanına. Gerçek olan şu ki; Evlilik teklifinde, mekan, zaman, dans müziği, kıyafet tercihi veya romantik sözlerinizden çok daha önemlisi, sevgilinize nasıl bir sürpriz evlilik teklifi yapacağınızdır. Çünkü, her kadın hayatındaki erkekten bir şekilde evlilik teklifi alıyor. Ancak belirleyici olan ve gelecekte üzerinde en çok konuşacak şey, sevgilinize bu özel anda yapacağınız sürpriz olacaktır. Bunun için en klasik evlilik teklifi sürprizlerden, en çılgın ve ilginç evlilik tekliflerine kadar bir çok yöntem tercih edebilirsiniz. Ancak burada söylemeden geçemeyeceğiz, evlilik teklifi için seçeceğiniz sürpriz kesinlikle kız arkadaşınızın tabiatına, ahlak anlayışına, yaşantısına, beğenilerine ve karakterine uygun olmalıdır. Aksi durumda, ret cevabı almanızın dışında, bir de gereksiz yere sevgilinizi üzebilirsiniz.

Sürpriz ve Romantik Evlilik Teklifi Fikirleri

•Sevgilinize baş başayken rahatlatıcı bir ayak masajı yapmayı teklif edin! Gözlerini kapatmasını isteyin ve ayak parmağına tektaş yüzüğü takın. Yüzüğü fark ettiğinde ise “Benimle evlenir misin?” sihirli cümleyi söyleyin.
•Sevgilinize her zamanki gibi en sevdiği çiçeklerden güzel bir buket hazırlayın ve iş yerine/evine gönderin! Ancak bu sefer farklı olarak çiçek buketi içerisine kendi el yazınız ile “Benimle evlenir misin?” mesajını yazıp yanına da tek taş yüzüğü koyun!
•Birlikte izleyebileceğiniz romantik bir aşk filmi DVD’si alın. O’nu evinize davet edin. Patlamış mısır hazırlayın ve tabağın en sonuna tek taş yüzüğü koyun. Sevgiliniz eninde sonuna bu yüzüğü illa ki bulacaktır.
•Sevgilinizle beraber yaşıyorsanız, doğum gününde O’na güzel bir hediye alın! Bu hediye kutusu içerisine evlilik yüzüğünü ve evlenme teklifinizi yazacağınız bir mesaj koyun! Daha sonra bu hediyeye ulaşabilmesi için, evinizin dört bir köşesine notlar asın! Sevgiliniz her not kağıdına ulaştığında, hediyesine biraz daha yaklaşmış olacak. Normalde kendisine sadece doğum günü sürprizi hazırladığınızı düşünecekken, hediye kutusunu açtığında, unutamayacağı bir sürpriz ile karşılaşacak.
•O’nu mehtaplı bir gecede kumsala götürün. kumların üzerine oturun ve aşkınızı konuşun. Bir veya bir kaç müzisyene belli bir saatte bulunduğunuz yere gelmeleri için anlaşın. Müzisyenler yanınıza usulca sokulup aşk şarkınızı çalmaya başlayınca O’na evlilik teklifinizi yapın! Hatta bütçeniz yetiyorsa deniz kıyısında size özel bir masa bile açtırabilirsiniz.
•Biraz çocukça gelebilir belki ama, üzerinde “Benimle evlenir misin?” yazılı bir uçurtmayı da O’nun evinin önünde uçurmayı deneyebilirsiniz. Telefonunuzla arayın ve perdesini aralamasını söyleyin, Sevgiliniz göreceği manzara karşısında oldukça duygulanacaktır.
•İlişkinizin yıl dönümünde O’na evlenme teklifi yapabilirsiniz! Şöyle ki, sevgilinize yıldönümü hediyesi olarak aldığınız bir hediye kutusu içerisine tek taş yüzüğü koyup, “Benimle evlenir misin?” mesajınızı da kutu içerisine koyabilirsiniz.
•Son dönemde oldukça popüler hale gelen sürprizlerden biri de, sevgilinize özel web sitesi hazırlamak. Günler öncesinden, ilişkinize dair tüm fotoğrafları, altında bu fotoğrafları çektirirken paylaştığınız hatıraları da anlatacak şekilde web sitesinde paylaşın! Sevgilinize evlilik teklifi yapacağınız günün akşamı bu sitenin adresini  verin ve siteye girmesini isteyin. Sayfalar arasında dolaşırken, en son sayfada da  “Bir ömür boyu seninle birlikte yaşlanmaya, seninle birlikte hayata uyanmaya ben varım ya sen? Benimle evlenir misin aşkım?” şeklinde bir mesaj yazabilirsiniz!
•Bir oda dolusu 50-100 tane uçan balon alın ve bir tanesinin ucuna yüzüğünüzü ve evlilik teklifinizi bağlayın! Sevgilinize balonlardan birinin ucunda O’nu bekleyen bir sürpriz olduğunu söyleyin. Hem eğlenceli ve hem de unutulmaz sürpriz evlilik tekliflerinden biri de bu!
•Şimdi önereceğimiz sürpriz biraz riskli ancak oldukça etkileyici! Yüzüğünüzü bir buz kabı içerine koyup derin dondurucuda donmasını bekleyin! Sevgilinize daha sonra kendi eliniz ile limonata, içki, kola artık ne seviyorsa buzlu bir içecek hazırlayın ve buz tutmuş yüzüğü içeceğin içerisine atın! Aman ha dikkat yüzüğü yutabilir ona göre:)
•Artık çok klasik bir hale geldi ama hala çok etkileyici çılgınca bir sürpriz daha! Öncelikle üzerinde uzaktan fark edilecek şekilde büyükçe bir “Benimle evlenir misin Seda?” (sevgilinizin ismi olacak tabi:)) yazılı bir pankart hazırlayın! Sevgilinizi tuttuğunuz takımın iç saha maçına götürün ve karşı tribünde en az 10-12 arkadaşınıza da biletli koltuk ayarlayıp pankartı arkadaşlarınıza teslim edin! Arkadaşlarınız pankartı açtıktan sonra sevgilinizden karşı tribüne bakmasını isteyin:) Muhteşem bir sürpriz.
•Hem romantik hem de son derece ilginç evlilik tekliflerinden biri de aşkınıza özel film hazırlamak! Elbette en güzeli evlilik teklifini kendinizin yapması ama, vereceğim adresten satın alabileceğiniz kişiye özel aşk filmi ile sevgilinize unutamayacağı son derece güzel bir evlilik teklifi hazırlatabilirsiniz! Şöyle ki, sizin direktifleriniz doğrultusunda uzman bir sinema ekibi tarafından aşkınızın filmi çekiliyor ve filmin en sahnesinde daha önce hiç karşılaşmadığınız, henüz tanımadığınız onlarca kişi hep bir ağızdan “Cem’le evlenir misin Gamze?” şeklinde (size özel olacak biçimde) evlilik teklifi mesajınızı kız arkadaşınıza iletiyor. Eğer bu sürpriz ilginizi çektiyse şu adresten satın alabilirsiniz.

Etiketler : , , ,

Kurtuluş Savaşında Kadın Kahramanlar Kimlerdir?

482 okunma

Kurtuluş Savaşı kadınıyla erkeğiyle tüm bir milletin varoluş mücadelesiydi. Kadınlar sadece cephe gerisinde değil, cephede muharip olarak görev alarak Millî Mücadele’nin başarıya ulaşmasında rol oynamışlardır. Kara Fatma, Şerife Bacı, Halide Edip, Çete Ayşe, Halime Çavuş, Tayyar Rahime, Gördesli Makbule Milli Mücadelenin kadın kahramanlarından bazılarıdır.

Türk Tarihindeki diğer savaşlara göre kadınların İstiklal Mücadelesine katkısı ve katılımı daha fazladır. Bunun temel sebebi Kurtuluş Savaşı’nın özellikle ilk dönemlerinde düzenli ordudan çok, gönüllü halk kuvvetleri tarafından yürütülen bir savaş olmasıdır. Osmanlı Devleti’nin yıkıldığı ve yeni Türk devletinin var olma mücadelesi verdiği bu savaşta halk topyekûn bir biçimde mücadeleye katılmıştı. Ayrıca Balkan Savaşları ve ardından I. Dünya Savaşı’nda erkek nüfusunun önemli bir bölümü cephelere sürülmüş, yüz binlercesi hayatını kaybetmiş, yüz binlercesi de sakat kalmıştı. Kurtuluş Savaşı’yla erkeklerin yeniden cepheye gitmesiyle arkada kalan erkek nüfusu oldukça azalmıştı. Bu durum silah ve cephane üretimi ve bunların cepheye taşınması gibi işlerde kadınların katılımını arttırmıştı.

Kadınların Kurtuluş Savaşı’na verdiği katkı farklı şekillerde olmuştur. Mondros Mütarekesi sonrasında başta İstanbul ve İzmir olmak üzere Türkiye’nin farklı bölgelerinin işgali üzerine sivil protesto hareketleri başlamış ve mitingler yapılmıştı. Millî mücadele ruhunun ülkeye yayılmasında bu mitinglerin önemli bir rolü vardır. Kadınlar bu mitinglerde hem konuşmacı hem de katılımcı olarak önemli bir rol oynamıştır. Halide Edip (Adıvar) bu mitinglerde öne çıkan şahsiyetlerden birisidir.

Millî Mücadele’yi desteklemek için kurulan cemiyetler içerisinde kadınlar önemli bir rol oynamışlardır. Kadınlar tarafından kurulan birçok dernek vardır. Bunların en önemlilerinden birisi 5 Kasım 1919 tarihinde Sivas’ta kurulan Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyetidir. Dernek birçok ilde şubeler açarak örgütlenmiştir.

Kadınlar cephe gerisindeki askeri faaliyetlerde önemli bir unsurdu. Silah ve cephane üretimi, askerler için yiyecek ve giyecek hazırlanması, yaralı askerlerin bakımı ve cephanenin taşınması gibi konularda yaptıklarıyla kadınlar Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında büyük katkı sağlamıştır.

Bazı kadınlar bunların da ötesinde bilfiil çatışmalara katılarak savaşmışlardır. Düzenli orduda muharip asker olarak görev alan kadınların sayısı oldukça sınırlıdır. Ancak gönüllü birliklerde ve çetelerde çok sayıda kadın savaşa katılmıştır.

Burada Kurtuluş Savaşı’nın kadın kahramanlarının bazılarının hayat hikayelerini kısaca anlatılmıştır. Ancak cephede veya cephe gerisinde kahramanlık gösteren kadınlar bunlarla sınırlı değildir. İsmini bildiğimiz veya bilmediğimiz yüzlerce kadın farklı şekillerde Kurtuluş Savaşına katılmıştır. Burada Kurtuluş Savaşı’nın kadın kahramanlarından sadece birkaç örnek verilmiştir.

Kara Fatma (Fatma Seher Erden)
Kara Fatma 1888 yılında Erzurum’da doğmuştur. Subay olan eşi Sarıkamış’ta şehit oldu. Erzurum Kongresi’nden itibaren aktif olarak Millî Mücadele’ye katıldı. İstanbul’da ve İzmir başta olmak üzere Batı Cephesinde birçok yerde görev yaptı. Komutanı olduğu müfrezesiyle I. ve II. İnönü, Sakarya ve Dumlupınar Muharebelerinde savaştı. Savaş sonunda üsteğmen rütbesi ile emekli oldu. Hakkında yazılanlara göre, Kara Fatma para için savaşmadığını söyleyerek, emekli maaşını kabul etmedi ve Kızılay’a bağışladı.

Kurtuluş Savaşının kadın kahramanlarından Kara Fatma
Kurtuluş Savaşının kadın kahramanlarından Kara Fatma ve silah arkadaşları
Savaştan sonra İstanbul’ yerleşti. Kara Fatma’nın İstanbul yılları Türkiye açısından maalesef tam bir vefasızlık örneğidir. Torunlarının bakımını üstlenmek zorunda kalan Kara Fatma yokluk ve sefalet içinde yaşamıştır. 1933 yılında bu durum bir gazete haberiyle kamuoyu tarafından duyulsa da pek bir şey değişmemiştir. Ancak ölümünden bir yıl önce 1954 yılında kendisine maaş bağlanmıştır. 2 Temmuz 1955 tarihinde İstanbul’da Darülaceze’de hayatını kaybetmiştir.

Şerife Bacı
Kurtuluş Savaşı sırasında İstanbul’dan Anadolu’ya gizlice sevk edilen silah ve cephane savaşta çok önemli bir rol oynamıştır. Bu cephane deniz yoluyla Batı Karadeniz limanlarına getiriliyor, oradan Ankara’ya sevk ediliyordu. En yoğun olarak İnebolu limanı kullanılmıştır. Deniz yoluyla getirilen mühimmat İnebolu-Kastamonu-Ankara güzergahında taşınmıştır. Bu taşımanın büyük bir kısmı kağnılarla yapılıyordu ve bu işte asıl rolü kadınlar oynuyordu.

Savaş zamanı bir Ankara yolculuğu sırasında bölgeden geçen Rauf Orbay hatıralarında şunları yazmaktadır: ““İnebolu’dan Çankırı’ya kadar cephe gerisindeki geri hizmetlerin yüzde doksanının kadınlar tarafından erkekleri mahcup edecek derecede gayret ve fedakarlıkla yapılmakta olduğunu görmekteyiz. Bu fedakâr kadınların arkasında emzikte çocukları olan mübarek analar da vardır. Yavruları kucaklarında, kağnıları önlerinde, övendereleri ellerinde, Ankara’ya ve cepheye naklediyorlar.”

Milli Mücadelenin kadın kahramanlarından Şerife Bacı Anıtı
Kastamonu’da bulunan Şerife Bacı Anıtı
Bu analardan bir tanesi Kastamonu’nun Seydiler ilçesinden Şerife Bacı’dır. İnebolu’dan Kastamonu’ya küçük kızıyla birlikte kağnıyla cephane taşırken soğuktan donarak şehit olmuştur. Anlatılanlara göre, Şerife Bacı yanında bulunan ince bir yorganı kendisini ısıtmak için değil, cephaneyi korumak için kullanmıştır. Kağnıyı bulanlar yorgan altında hayatta kalmayı başaran bebeğini kurtarmışlardır.

Halide Edip (Adıvar)
Osmanlı son dönemi ve Cumhuriyet döneminin en önemli kadın edebiyatçılarından Halide Edip aynı zamanda Millî Mücadelenin kadın kahramanlarından birisidir. Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında başlayan işgallere karşı düzenlenen protesto mitinglerinde önemli bir rol oynadı. İstanbul’daki mitinglerde yaptığı konuşmalar büyük bir heyecan uyandırdı. İstanbul’un işgali sonrasında İngilizler tarafından Halde Edip ve eşi Adnan Bey hakkında idam kararı verildi. Halide Edip ve eşi işgal sonrası Ankara’ya geldiler.

Halide Edip ve Mustafa Kemal Paşa
Kurtuluş Savaşı yıllarında Halide Edip ve Mustafa Kemal Paşa
Ankara’da başlangıçta basın-yayın işlerinde görev aldı. Ankara Kızılay Şubesi başkanlığını yürüttü. Daha sonra savaşa fiilen katkı verme isteğini Mustafa Kemal Paşa’ya yazarak, orduda görev aldı. Cephe karargâhında görevlendirildi. Başlangıçta rütbesi onbaşıydı. Bu yüzden Onbaşı Halide unvanıyla anıldı. Yunanlıların sivil halka yaptığı baskıları incelemek üzere kurulan Tetkik-i Mezalim Komisyonu’nda görev aldı. Savaş sonrasında İstiklal Madalyasıyla taltif edildi. Kurtuluş Savaşı sırasında yaptığı gözlemlerini romanlarında işledi.

Cumhuriyet’in kurulması sonrasında Halide Edip ve eşi Adnan Adıvar, Mustafa Kemal Atatürk’le siyasi olarak ters düştüler. Eşi Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kuruluşuna katıldı. Fırka kapıldıktan sonra 1925 yılında yurt dışına çıkmak zorunda kaldılar. Atatürk’ün ölümünden sonra 1939’da tekrar Türkiye’ye döndü. İstanbul Üniversitesinde hocalık yaptı. 1950’de milletvekili oldu. 1964 yılında hayatını kaybetti.

Çete Ayşe (Emire Ayşe Aliye)
Yunan işgali sonrasında Aydın bölgesinde örgütlenen Kuvayı Milliye çetelerinde çok sayıda kadın çeteci vardı. Çete Ayşe ilk kadın çetecilerden birisidir. 1894 yılında Aydın İmamköy’de doğmuştur. Evlenir ve iki kızı olur. Eşi Çanakkale cephesinde şehit düşünce babası ve kızlarıyla birlikte yaşamaya başlar. İzmir işgalinden sonra Yunanlılar Aydın’a doğru ilerleyip, köyü işgal edince, Çete Ayşe kızlarını komşusuna emanet edip dağa çıkar ve Kuvayı Milliye kuvvetlerine katılır. Yörük Ali Efe önderliğinde 27 Haziran 1919 günü yapılan Aydın baskınına katılır. Kuvayı Milliye güçleri Aydın’ı Yunanlılardan alır. Çete Ayşe köyüne geri döner.

Yunanlılar takviye güçlerle Aydın’ı tekrar ele geçirince Çete Ayşe tekrar Kuvayı Milliye güçlerine katılır. Yörük Ali Efe grubu içerisinde çatışmalara girer. Parmağından yaralanır ve hastalanır. İyileştikten sonra Yörük Ali Efe cephe gerisinde hizmet etmesini ister. Kurtuluş Savaşı sonrasında Çete Ayşe kırmızı şeritli İstiklal Madalyası’yla ödüllendirilmiştir. 1967 yılında hayatın kaybetmiştir.

Halime Çavuş (Kocabıyık)
1998 yılında Kastomonu’nun Duruçay köyünde doğdu. İnebolu’dan Ankara ve Sakarya’ya yapılan cephane taşıma faaliyetlerinde görev aldı. Halime Çavuş asker elbisesi giyerek, saçlarını kısa keserek erkek kılığında askeri faaliyetlere katılmıştır. 1921’de Yunan gemilerinin İnebolu’yu bombalaması sırasında ayağından yaralanması üzerine evine dönmek zorunda kaldı. Savaş sırasında Mustafa Kemal Paşa’yla karşılaşan Halime Çavuş, savaş sonra Çankaya köşkünde ağırlanmış ve İstiklal Madalyası’yla taltif edilmiştir. 20 Şubat 1976 yılında hayatını kaybetmiştir.

Tayyar Rahmiye
Güney Cephesinde savaşan Milli Mücadelenin kadın kahramanları arasındadır. 1890 yılında Osmaniye’nin Kaypak Nahiyesi Raziyeler köyünde doğdu. Fransızların Osmaniye ve çevresinde yaptığı baskılar üzerine Kuvayı Milliye kuvvetlerine katıldı. Tayyar Rahmiye çok cesur ve atak bir kadındı. Bu özelliklerinden dolayı tayyar (uçan) lakabıyla anılıyordu. Müfreze komutanlığı yapıyordu. Çok sayıda çatışmaya katıldı.

Tayyar Rahmiye başında olduğu müfrezesiyle 1 Temmuz 1920 tarihinde Osmaniye’de bulunan Fransız karargahına yapılan saldırıya katıldı. Çatışmanın ön saflarında mücadele ederken vurularak şehit düştü.

Gördesli Makbule
Milli Mücadelenin kadın kahramanları arasında şehit düşenlerden bir diğeri Gördesli Makbule’dir. Batı cephesinde savaşmıştır. 1902 yılında Gördes’te doğdu. Batı Anadolu’da Yunan işgalinin başlamasıyla eşi Halil Efe’yle birlikte Kuvayı Milliye çetelerine katıldı. Gördesli Makbule Kurtuluş Savaşına katıldığında 19 yaşındaydı. Kocasıyla birlikte Gördes-Sungurlu-Akhisar bölgesinde Yunanlılarla mücadele etti. Gördesli Makbule 17 Mart 1922’de Kocayayla mevkiinde çıkan çatışmada şehit oldu.

Etiketler : , , ,

illuminati nedir amacı ne?

384 okunma

illuminati nedir amacı ne?, illuminati ne demek hakkında genel bilgi edinmek istiyorsanız hemen tıklayın.

1 Mayıs 1776’da Adam Weishaupt tarafından kurulan gizli bir cemiyettir. Yeni Dünya Düzeni’ni sağlamak amacıyla hareket eden, ancak faaliyeti ve varlığı kanıtlanamamış bir topluluktur.
Rönesans döneminde kurulmuş olan bu topluluğun amacı kelime anlamına eşdeğer olan insanların düşüncelerini hür kılmak, dinsel dogmatik düşüncelerden arındırmak ve Newtoncu pozitif bilimi geliştirmek olsa da, Dünya siyasi tarihinin en fazla komplo teorisi almış topluluğudur.
Son derece gizlilik içinde tutulan üyelerin kayıtları ve bilgilerini kimse bilmemekteydi. Üyerlerin her birinin kod adları olup, yazışma ve haberleşmede bu takma adlar kullanılmaktaydı. Örnek vermek gerekirse, Adam Weishaupt’un kod adı ‘Spartacus’ idi. En başta 12 kişilik üye ile kurulan bu topluluk daha sonra 80 kişiye ulaşmıştır. 1874’de İlluminati, gizli siyasi amaçları olduğu öne sürülerek yasaklanmıştı.
illuminati
Fakat benimde en dikkatimi çeken nokta ise 19. yüzyılın başlarında ünlü Alman filozof Hegel’in katılımı bu topluluğa yeni bir nefes, canlılık katmış ve İlluminati eski parlak dönemine geri dönmüş. İlluminati, üyesi olan Hegel’in tez-antitez kuramlarıyla Yeni Dünya Düzeni düşüncesinin geliştiği bir ütopya topluluğu haline gelmiştir.
İlluminati daha sonra dinsel dogmatik düşüncelerin egemen olduğu İtalya’ya ulaşmıştır ve ünlü rönesansçı şahıslar tarafından Katolik Kilisesi’ne siyasi bir savaş başlatmıştır. Bu savaşın amacı ise bilimin ispatladığı gerçekler için kiliseyi ikna ettirmekti. Günümüzde dahi son derece faal olan bu örgüt birçok siyasi, askeri ve ekonomik olayın sorumlusu haline gelmiştir.
Birçok ABD Başkanı illuminati’ye hizmet etmiş olup alınan tüm siyasi kararların illuminati’den geçtiği düşünülüyor. Myron Fagan’a göre Waterloo Savaşı, Fransız İhtilali ve açıklanamayan John F. Kennedy suikasti bu örgütün işidir. Dikkat çeken başka br nokta ise Holywood film sektörü bu örgütün elindedir. Günümüzde ise 10 adet yöneticisi ve 300’e yakın alt kadrosu bulunduğu, bu grubun içinde tanınmış ünlüler, bankacılar ve sanatçıların bulunduğu iddia edilmektedir.
1874 yılında tamamen yasaklanan örgüt duraklama hatta yok oluş sürecine girmiş gibi görünüyordu. Ancak bu dönemde ‘illuminati ne demek??’ sorusunun yanıtını ve örgütün gidişatını değiştirecek bir olay yaşandı. XIX. Yüzyılın başlarında Alman filozof Hegel’in örgüte katılması örgütün yeni bir havaya bürünmesini ve canlanmasını sağladı. Hegel’in antitez kuramlarının etkisi ile örgüt Yeni Dünya Düzeni kavramının savunulduğu bir topluluk haline dönüştü.
İlluminati örgütünün ve amaçlarının gizli yapısı, aynı zamanda sınırlı sayıda kişiden oluşan bir topluluk olmasının etkisiyle illüminati tarihi hakkında daha ayrıntılı bilgilere ulaşmak oldukça zor bir iş olarak düşünülebilir. Ancak İlluminati örgütünün hala faal olduğu ve amaçlarını gerçekleştirmek için planlı ve uzun süreli eylemler gerçekleştirdiği düşünülmektedir. Birçok yazar ve araştırmacı, örgütün varlığını sürdürdüğünü, tarihteki ABD başkanlarının hemen hepsinin örgütün üyesi olduğunu ya da dolaylı olarak örgüte hizmet ettiğini savunmuşlardır.

Etiketler : , , ,

Bir Aile NE Demektir

371 okunma

Bir Aile NE Demektir, Bir aile nasıl olmalıdır temelleri nelerden oluşur hakkındaki genel bilgileri.
1 . Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik:
2 . toplum bilimi Karı, koca ve çocuklardan oluşan topluluk:
3 . Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü:
4 . Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
5 . halk ağzında Eş, karı.
6 . Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü.
7 . Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya Bitki topluluğu

Anne, baba ve onların çocuklarından oluşan en küçük toplumsal kurum. Toplumlar ailelerin bir araya gelmesiyle oluşur. İnsanlar tarih öncesi çağlardan beri aileler hâlinde yaşar. zaman içinde Aile değişmemiş, ancak ailenin üyelerinde ve üyelerin görevlerinde bazı değişmeler olmuştur. Endüstri devriminden önce yaygın olan kalabalık aile türüne geniş aile adı verilir. Endüstri devrimi sonrasında ortaya çıkan ve yalnızca anne, baba ve çocuklardan oluşan aile türüne de çekirdek aile denir.

Aile, bir kadın ve bir erkeğin evlenmesiyle kurulur. Ülkemizde evlilik Medenî Kanun ile düzenlenmiştir. Evlilik nikâhla gerçekleşir. Nikâh, tanıkların önünde yapılan resmî evlilik sözleşmesidir. Yasalarımıza göre Türkiye’de erkekler ve kadınlar, aynı anda yalnızca bir kişiyle evli olabilirler.

Aile, toplumun en küçük birimi olarak kabul edilir. Aile denince genellikle aynı evde oturan anne ve baba ile, varsa onların evlenmemiş çocukları anlaşılır. Bu tip aileye “çekirdek aile” denir.

Çekirdek ailedeki çocukların evlenmesiyle de yeni bir çekirdek aile ortaya çıkar. Ama aile sözcüğünün bundan daha geniş anlamı da vardır. Daha çok sayıda akrabadan oluşan birimi, hatta bir soyu ya da sülaleyi tanımlamak için de aile sözcüğü kullanılır.

“Aile” sözcüğü günlük dilde çok değişik grupları tanımlamak için de kullanılır. Örneğin “Hasan iyi bir aileydi” dendiğinde, Hasan’ın sorumlu bir baba ve koca olduğu anlaşılır. Oysa birisi “Benim ailem Adana’dan gelmiş” dediği zaman, annesiyle babasının, hatta belki de dedelerinin Adana’da yaşamış olduğunu belirtir. Bir başkası “Bu bir aile toplantısıdır” dediğinde, o toplantıda yalnızca akrabaların bulunacağı anlaşılır. Bunlar amcalar, dayılar, teyzeler, halalar, yeğenler ve evlilik bağıyla aileye katılmış kişilerdir. Bütün bunlar bize, “aile” kavramının her zaman evliliğe ya da ortak atalara dayalı ilişkileri kapsadığını göstermektedir.

Ailenin Önemi
Aile , bireyin ve toplumun fonksiyonlarında en temel öğedir. Aile ,bireyin yaşamında çok önemli bir yer tutan beslenme , bakım , sevgi ihtiyacı , duygusal gelişim , psikolojik gelişim , eğitim ,kültürel değerleri kazanma , sağlıklı zeka gelişimini sürdürme gibi temel ihtiyaçlarını karşıladığı birincil yer ve çevredir.

Aile üyeleri arasındaki ilişkiler ve aile ortamı , psikososyal yönden gelişen bireyin en çok etkileşime uğradığı yerdir. Bu ilişkiler , bireyin kendine güvenmesini , kendine ve diğer bireylere sevgi duymasını , kimlik kazanmasını , kişilik gelişimini , sosyal beceriler geliştirmesini ve topluma Adaptasyon sürecini olanaklı hale getirir.

Aile birliğinde , aileyi oluşturan bireyler birbirinden etkilenir . Bu durumu aynı vücutta bulunan organlara benzetebiliriz. Her yönden etkileşim içerisinde , bir bütün olarak, aileyi yaşayan bir organizma saymak yanlış olmaz. Organların birindeki arıza , diğer organların ritmini , işleyişini ve fonksiyonelliğini etkiler.

Ailenin kendi içerisinde etkileşen bir sistem oluşu , bu yapı içerisinde , bu yapıyı oluşturan üyelerin bazı kurallara uyması zorunluluğunu getirir. Bu yapı içerisindeki her birey kurallara uymak , karşılıklı olarak rolleri üstlenmek ve mevcut yetkileri paylaşmak durumundadır.

Aileyi bir organizma olarak ele almıştık. Bu organizmada bir denge hali söz konusudur. Aile bireylerinin etkileşim ve iletişimindeki problemler, rollerdeki karmaşa , yetkilerin yersiz ve yanlış kullanılması ,bu yapı içerisindeki kuralları çiğnemek , yerleşmiş olan mevcut dengeyi bozar.

Kuralların çok aşırı katı ve çok aşırı esnek olmaması aileyi daha güçlü hale getirir. Kuralları çiğneyen bireye karşı ,diğer aile bireyleri ortak cephe alırlar. Kuralları çiğneyen aile bireyine , genelde diğer aile üyelerinin gösterdiği tepki , yanlışı yapan kişiyi yaptığı yanlıştan vazgeçirmeye çalışmak , görmezlikten gelmek , konuşmamak , pasif direniş göstermek , azarlamak , cezalandırmaya çalışmak , Alay etmek gibi değişik reaksiyonlar şeklinde olabilir.

Aile fonksiyonlarını ele alırken , evde yaşayan diğer üyeler , akraba ve arkadaş çevresi de bazı sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir . Aynı zamanda bu etkileşim sürecinde adı geçen bireyler, mevcut sorunların daha da ağır hale gelmesine, hatta bazen çozümsüz hale yaklaşmasına sebep olabilir. Bu durum geleneksel Türk aile yapısında sık bir şekilde görülebilir. Bu durumun telafisi veya hiç olmaması için ailenin tam fonksiyonel halde olması , kurallara uyulması , rollerde karmaşanın olmaması , iletişim ve etkileşimin yeterli olması gereklidir.

Aile üyeleri içinde yetki paylaşımı vardır. Yetkiyi şu şekilde tanımlayabiliriz : Aile içindeki bir bireyin , diğer bir bireyin davranışını değiştirme gücüne sahip olmasıdır . Genelde aile içindeki ihtiyaçları ( ailenin maddi ihtiyaçları , Sağlık gereksinimleri , sosyal faaliyetler , sevgi gereksinimi , vb) karşılayan üyenin yetki gücü daha fazladır. Bu yetki gücü durumu , kültürel ve toplumsal değerlerinde etkisi altındadır.

Aile fonksiyonelliğinde , sağlıklı aile için bir diğer önemli husus , aileyi oluşturan bireylerin aile adına verilen kararlara katılmasıdır. Bu durumda herkesin makul derecede , ihtiyaç ve isteklerine saygı gösterilmesi çok büyük önem taşır.Bu durum karşılıklı güven ortamının devamını sağlar.

Bir diğer önemli hususta şudur , aile içindeki bireylerin duygu ve düşüncelerini rahat bir şekilde ifade etmeleri ile ailenin sağlıklı fonksiyonları arasında çok büyük bir bağ olmasıdır. Sınırları kapalı , aileyi oluşturan bireylerin , duygu ve düşüncelerini rahat ifade etmemeleri ile herkesin kendi dünyasında yaşadığı bir aile yapısında ise bireylerde değişik sıkıntılar zamanla oluşmaya başlar . Bu sıkıntılar arasında , Depresyon , endişe ve huzursuzluklar , düşmanlık duyguları , suçluluk hisleri gibi duygulara çok sık rastlanır . Sınırları açık ve herkesin rahatça kendini ifade edebildiği ailelerde ise bunun tam tersi olarak , iyi niyet , karşılıklı anlayış ve işbirliği , ortak düşünceler, birbiri için fedakarlık , birbirine karşı samimiyet ve sevgi , geleceğe güven ile bakma gibi durumlara rastlanır.

Ailede iletişim ve bununla beraber etkileşim en önemli konudur. İletişimin olmadığı herhangi biz zaman yoktur. İki insan yan yana olduğunda , hiç konuşmamanın bile, bir anlamı vardır. Yanlış iletişim ve etkileşim durumu veya yetersiz iletişim durumu ailelerdeki sorunlara yol açan nedenlerin başında gelir. Aile bireyleri birbirleri ile sözlü yada jest ve mimikler ile anlaşırlar veya bu durumdaki aksama aileyi çok olumsuz etkiler.

Ailedeki normal iletişim ve etkileşimi engelleyen faktörler:

Aileyi ve bireyleri ilgilendiren konular üzerinde , yüzeysel konuşma ,
Aşırı soru sorma, yersiz şüphe ve tereddütler ,
Yapay ilgi gösterme ,
Konuşma ve izah etme olmadan , karşı tarafın hareketlerini , düşüncelerini yorumlamaya ve tahmin etmeye çalışma ,
Geçmişteki üzücü ve tatsız olayların sık sık gündeme getirilmesi ,
Sorulan soruları cevapsız bırakma ,
Bireylere söz ile baskı kurmaya çalışma ,
Abartılı bir şekilde onaylama veya reddetme ,
Sık sık öneride bulunma veya kişisel düşünceleri kabule zorlama ,
Suçlama , eleştirme , olumsuz değerlendirmeler yapma ,
Emir verme , tehdit etme ,
Samimiyetten uzak kalma , yalan söyleme ,
Alay etme , küçük düşürmeye çalışma , fikirlere değer vermeme ,
Olayların olumsuz yönlerini çıkarmaya çalışma ,
Küçük hataları çok abartma ,
Fedakarlığı devamlı karşı taraftan bekleme ,
Ortak faaliyetlere gereken önemi vermeme ,
Karşıdakini ifade etme imkanı tanımama ,
Bu şekilde iletişim ve etkileşim içinde bulunan aile yapısında bireyler arası iletişimde , karşıdaki kişiyi rahatsız etme , yüz kızartma , sert şekilde bakma , yüz buruşturma ,konuşmama , yalan söyleme gibi durumların gözükmesi olağandır.

Unutulmamalı ki yaşayan her fert ; kendine özgü anlayışı , kişiliği , değer yapısı , entellektüel düzeyi , duygu ve düşünceleri , kimlik yapısı, yetişme tarzı , sosyokültürel statüsü ile yaşayan , hisseden , etkilenen biyopsikososyal bir bütündür . Bu durumda konuşulan her sözün , verilen her mesajın , her jest ve mimiğin iyi veya kötü manada karşıdaki kişide bir etki yaptığı kesindir.

Aile üyeleri birbirinden aldıkları mesajlar ile kendilerini değerli veya değersiz , kendilerini güvende veya güvensiz hisseder. Bu durum onların psikososyal ve sosyokültürel konumlarını , işlevselliklerini ve ruhsal durumlarını etkiler. Sonuç olarak sağlıklı birey , sağlıklı ve bütünlüğü ile fonksiyonel aileyi oluşturacak , sağlıklı aile sağlıklı toplumu oluşturacaktır.

Aile Çeşitleri
İdeal Aile : İster yalnız baba çalışsın , ister anne baba birlikte çalışsın ,ister se göç etmiş olsun , evde rol dağılımı ve yetkilerin ortak olduğu , kurallara sonuna kadar bağlı , ortak kararlarda ortak söz sahibi olan , birbirinin hak ve hukukuna saygılı , çocukları ve evdeki diğer bireyler ile her yönden yakından ilgili , kişilerin aile ortamında kendini huzurlu hissettiği , karşılıklı anlayış ve hoşgörü içerisinde yerleşmiş yapısı ile tamamen fonksiyonel olan aile yapısıdır.

Sorunlu Olabilecek Aile Tipleri:

Babanın çalıştığı , daha çok ev hakkında annenin söz ve kurallarının geçerli olduğu , Çocuklarının bakımının tamamen anne üzerinde olduğu , babanın çoğu zaman çocukları ile mesafeli olduğu aile ,
Anne babanın deneyimsiz olması , genç yaşta evlenmeleri , istemeyerek çocuk sahibi olmaları , çocuk konusunda anlaşamamaları ve çeşitli nedenler ile sürekli anlaşmazlık göstermeleri ile kendini gösteren aile tipidir .
Anne ve baba daha çok kendi işleri ile yüklü , çocuk küçükse büyük anne baba veya dadıya bakımının bırakıldığı , büyükse kendi haline bırakılan aile tipidir. Bu durumda çocuktan sürekli düzen ve disiplin istendiği aile tipidir .
Aile daha çok atadan gelen geleneklere bağlıdır . Çocuğa davranışın önemi konusunda çok fazla bilgili olmayan aile yapısıdır .
Kırsal bölgelerden kente göç eden , sosyal , ekonomik ve uyum açısından bazı problemler ile karşılaşan aile yapısıdır.
Anne ve Babanın Aile Ortamındaki Yeri
Anne babanın ve aile ortamının çocuğun ilk doğduğu andan itibaren devam eden süreç içerisinde çocuğa etkisi büyük olmaktadır. Anne babanın kişilik yapıları , eğitim durumları , meslekleri , zeka düzeyleri , bedensel ve ruhsal hastalıkları , psikososyal durumları , sosyokültürel statüleri , yetişme tarzları ve kendi anne babalarından gördükleri muamele ,çocuğa yaklaşım tarzları , çocuk için ayırdıkları vakit vb. durumlar, çocuğu birinci planda etkiler..

Çocuğun bu türlü anne baba etkileşiminin yanı sıra, ailenin sosyoekonomik durumu, ailenin teknolojiden yararlarımı , ev ortamının yeterliliği ,ev ortamındaki huzur ve anlaşma durumu , yaşanılan şehir , evin bulunduğu sosyokültürel çevre, sosyal imkanlar, devletin sunduğu imkanlar , okul ve öğretmen durumu , akrabaların durumu ve konumu , sağlık hizmetlerinden yararlanma , iletişim ve medya araçlarının durumu ve buna benzer sayılmayacak kadar etken ile çocuk etkileşim içerisindedir . Bütün bu etkileşimler ile çocuğun psikososyal , sosyokültürel gelişim ve şekillenmesi sağlanır.

Olumsuz mesajların ve iletişimin ailenin her bireyine , özellikle çocuklara etkisi çok fazladır. Unutulmamalı ki yaşayan ve gelişen bir psikososyal varlık olan çocuk ; konuşulan her sözden , her jest ve mimikten , her tavır ve durumdan , iyi veya kötü olarak etkilenecek ve bu etkilenme ile çocuğun kimlik , kişilik ve psikososyal yapısı şekillenecektir.

İdeal davranış ve ideal aile ortamı çocuğun sağlıklı bedensel ve ruhsal gelişmesini sağlayacaktır. Aksi takdirde aile fonksiyonelliğindeki arızalar çocuklarda ve aile bireylerinde psikiyatrik rahatsızlıklar şeklinde kendini gösterecektir. Çocukların genel durumu aileden , çevre ve toplumdan kesinlikle etkilenecektir. Sağlıklı bireyler yetişmesi için fonksiyonel ailelere ihtiyaç vardır. Açının kollarını bu duruma örnek verebiliriz. Açının oluşma yerindeki açıklık ile sonundaki açıklık arasında büyük fark vardır. Yani çocukluktaki her yanlış veya doğru etki ileride kendini bir davranış , bir söz , bir tepki ile bir bütün içerisinde kendini gösterecektir. Hayatın temel kurallarından bir tanesi de etki tepki prensibidir. İyi veya kötü her etki o çeşitten bir tepki veya belirti olarak ortaya çıkacaktır.

İsterseniz bazı etki tepki örnekleri verelim:
Etki-1-: Çocuğu sevmek , değer vermek , kabul edip onaylamak , ailede güven ortamı oluşturmak, sevdiğini ve kabullendiği söz ve davranış olarak aktarmak , yeri geldiğinde sabırlı ve ilgili olmak

Tepki-1-: normal gelişim , kendine güven , insana ve topluma sevgi , başarılı bir sosyal adaptasyon

Etki-2-: Çocuğu kabullenmemek , açıkça istememek ,bu durumu yeri geldiğinde söz ve davranışlar ile belli etmek , bazı gereksinimleri ( sevgi , bakım , gelişime ait , vb.) ihmal etmek

Tepki-2-: Kendine , aileye ve topluma güvensizlik , sınırlı duygusal yapı , yalnızlığa ve suça eğilimli olma , aynı patolojik davranışı toplum içerisinde sergileme

Etki-3-: Çok aşırı titiz olma , aşırı kıyaslama , sık sık eleştirilerde bulunma , hep daha iyisini isteme , başarılardan tatmin olmama ve onaylamama , uyumsuzluk içinde olma ,kendini ifade etmesine izin vermeme

Tepki-3-: Çekingen , kararsız, başkaları tarafından yargılanma korkusu içinde bulunma , kendine güvensiz olma, kabiliyetleri ve becerileri olmasına karşın onları ortaya koyamama

Etki-4-: Çok aşırı müdahaleci , çok aşırı koruyucu kollayıcı olma , çocuğun kendini ortaya koymasına izin vermeme , çocuğun yerine bazı görevleri üstlenme ,ona olduğu yaştan daha küçükmüş gibi muamelede bulunma , sınırları aşırı gevşetme, aşırı şımartma , kuralsızlık

Tepki-4-: Kabiliyet ve becerileri gelişmemiş , sosyal gelişimi yetersiz , devamlı talepkar , başkalarına bağımlı , beklenen olgunluğa ulaşamamış , çok çabuk karşı gelme , sosyal çevresine adaptasyonda zorlanan , engellenmeye tahammülsüz olma

Toplum ve Aile Etkileşimi
Aile toplumun en küçük yapı taşını oluşturur. Ailedeki sıkıntılar topluma , toplumdaki sıkıntılar aileye yansır . Sağlıklı toplumu , sağlıklı aileler oluşturur. Ailenin sosyokültürel durumu , toplumun sosyokültürel durumunu belirler. Toplum ve aile sürekli iyi veya kötü etklileşim içerisindedir.

Aile toplum etkileşimi sağlıklı olmaz ise ailede ve toplumda bazı sıkıntılar oluşabilir. Aile, içinde bulunduğu toplumun durumuna göre şekillenir. Toplumun ve ailenin yapısına etki eden bir diğer noktada devletin topluma ve aileye sunduğu sosyokültürel imkanlardır. Bu imkanların bol olduğu toplumlarda bazı sıkıntıların oluşmasının önüne geçilmiş olur. Devletin sunduğu imkanların yetersizliği veya toplumdaki sosyoekonomik ve sosyokültürel sıkıntılar toplum ile beraber aileyi de etkileyecektir.

Toplumu ve aileyi , özellikle de çocukları etkileyen bir diğer etkende medyadır. Medyanın iyi ve kötü yönde bir çok etkisi bulunmaktadır. Medyanın zararlı etkilerinden ailenin ve aileyi oluşturan bireylerin korunması gerekir.Bunun içinde aileyi oluşturan bireylerin bilinçli olması gerekmektedir. Unutmayınız ki bazı zararları oluşmadan önlemek mümkündür.

Toplum içerisinde infonksiyonel ailelere müdahalede bulunacak , onların her türlü sorunları ile ilgilenecek , yeri geldiğinde sosyoekonomik destek sağlayacak , organize ve yetkileri devlet tarafından desteklenmiş , tecrübeli ekiplerin bir arada olduğu , kamu birimlerine ihtiyaç vardır.

Toplum aile etkileşimi hemen her konuda mümkün olmaktadır. İdeal toplumun kurulması , sağlıklı bireylerin oluşturduğu aileler ile mümkün olduğuna göre , ideal toplum için, ideal aile yapısı , ideal aile fonksiyonelliği , aile psikiyatrisi her geçen Gün daha da önem kazanmaktadır. Bu konuda geniş çaplı çalışma, profesyonel ve tecrübeli ekiplere, bilimsel verilere ihtiyaç vardır.

Aile adı
Soyadı.

Aile Bahçesi
Ailelerin rahatlıkla gidebileceği, alkollü içki içilmeyen bahçe.

Aile Bütçesi
Kısa bir süre içinde bir işçinin veya işçi ailesinin hayat seviyesinde meydana gelen değişmeleri belirlemek amacıyla yapılan istatistik çalışması.

Aile Doktoru
Bir ailenin bireylerinin sağlık işleriyle özel olarak ilgilenen doktor, aile hekimi.

Aile Dostu
Ailece tanışılan ve evlerine gidilip gelinen ahbap ,

Aile Fotoğrafı
Belli bir konuda iş birliği yapan güçlü kişilerin ortaya koyduğu görüntü.

Aile Gazinosu
Sadece evlilerin girebildiği ve birlikte eğlendikleri yer.

Aile Hayatı
Aile düzeni içerisinde sürdürülen hayat, aile olarak yaşama:

Aile Hekimi
Aile doktoru.

Aile Hukuku
Aileyi oluşturan kişilerin karşılıklı hak ve görevlerini düzenleyen hukuk dalı.

Aile ismi
Aile adı.

Aile matinesi
Tiyatro, sinema vb. eğlence yerlerinin sadece kadın ve çocuklar için düzenledikleri gösteri.

Aile Meclisi
Aile bireylerinin ortak görüşlerini belirleyen ve yerine getiren heyet:

Aile Ocağı
Ailenin kurduğu, yerleştiği, geliştirdiği ev:

Aile Planlaması
Ailenin gereksinimlerine uygun olarak çocuk edinmeyi düzenleme.

Aile Reisi
Kanunlara göre aile yükümlülüğünü taşıyan kimse.

Aile Saadeti
Genellikle karı, koca bazen de büyükler ve çocuklar arasındaki uyum, anlaşma, sevgi ve hoşgörü.

Büyük Aile
Büyük baba, büyük anne ile bunların evli oğullarından, gelinlerinden ve çocuklarından oluşan aile.

Çekirdek aile
Anne, baba ve henüz evlenmemiş çocuklardan oluşan aile.

Koruyucu aile
Kimsesiz veya bakıma muhtaç bir çocuğun belli bir süre içinde ilgili yasaya göre her türlü bakımını ve sorumluluğunu üstlenen gönüllü aile.

Köklü aile
Eskiden beri bilinen ve iyi tanınan aile.

Etiketler : , , ,